CHP’li Bakırlıoğlu: ‘Faiz indirimi kağıt üzerinde kaldı’

TBMM Plan ve Bütçe Komitesi Üyesi Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, ferdî ve muhtaçlık kredilerinde uygulanan faiz oranlarına ait değerlendirmede bulundu. Geliri eriyen yurttaşın krediyle ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Bakırlıoğlu, “Faiz indirimi kağıt üzerinde kalıyor. Yurttaş bankaya gittiğinde karşılaştığı tabloda bir değişim yok. Faizin üzerine bir de fon ve vergi ekleniyor; gerçek borçlanma maliyeti katlanıyor. Siyaset faizindeki değişimlerin kredi faizlerine yansımıyor. Tahsil edilemeyen ferdî kredi oranlarındaki artış da bu tabloyu doğrular nitelikte. Siyaset faizinde indirime karşın muhtaçlık kredisi faizleri yüksek seyrini sürdürüyor. Zira faiz dışında alınan fon ve vergi kesintileri toplamda yaklaşık yüzde 30’a ulaşıyor. Bu kesintilerle birlikte yurttaşın karşılaştığı gerçek borçlanma maliyeti katlanıyor” dedi.
‘DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN MANTIĞI’
Bugün 200 bin liralık muhtaçlık kredisi almak için bankaya giden bir yurttaştan örnek veren Bakırlıoğlu “24 ay vade için ayda ödeyeceği taksit aylık 15 bin 790 lira, vade sonunda ödeyeceği toplam fiyat ise 379 bin liraya çıkıyor. 200 bin liralık kredi için 137 bin 700 TL faiz, 41 bin 300 TL vergi ve fon ödeniyor. Merkez Bankası’nın faiz indirimi vatandaşa yansımıyor” sözlerini kullandı. Bakırlıoğlu “AKP iktidarının ekonomik idaresi nedeniyle alım gücü günden güne eriyen yurttaşlarımız borçlanmış; yüksek kredi oranları, fon ve vergiler nedeniyle borcunu ödeyemez duruma gelmiştir. Takipteki alacak oranlarının yükselmesi, sorunun ferdi değil, yapısal olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Vatandaşların, bankalar ve finans kuruluşlarına olan ferdi kredi ve kredi kartı borçları, 2 – 9 Ocak haftası datalarına nazaran 5 trilyon 976 milyar liraya ulaşmış halde. 2 Ocak’ta yüzde 54,48’e yükselen muhtaçlık kredisi faizi 2 – 9 Ocak haftasında da 9 puan birden artarak ve yüzde 63,53’e fırlamış durumda. Bir yandan Merkez Bankası faiz indirirken, bankalara başvuran yurttaşlar farklı sayılarla karşılaşıyor. Ekonomiyi dostlar alışverişte görsün mantığıyla yönetiyorlar. Faiz siyaseti bankaları değil, üretimi ve yurttaşı koruyacak biçimde ele alınmalıdır. Aksi halde faiz indirimi telaffuzdan öteye geçmez” değerlendirmesinde bulundu.



