Gözde Apartmanı davası: Kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmedi

Gaziantep’in İslahiye ilçesindeki Gözde Apartmanı, 6 Şubat sarsıntılarında yıkılarak 25 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.
İslahiye Cumhuriyet Başsavcılığı, müteahhit Seyfettin Kılıç, proje müellifi ve teknik uygulama sorumlusu Ali Şahin, yer etüt raporunu hazırlayan jeoloji mühendisi İhtilal Yıldırım ile raporu onaylayan firma yetkilileri İbrahim Çöçeli ve Kamil Çöçeli hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan dava açtı.
Başsavcılık, binanın yıkılmasına ait sorumluluğu bulunduğu argüman edilen kamu görevlileri hakkında İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma müsaadesi talep etti.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, eski İslahiye Belediye Lideri Nuri Köse ile eski Fen İşleri Müdürü İsmet Yaltırık, eski fen memuru Atilla Güneş, eski Fen İşleri çalışanı Durdu Türker, eski tekniker İbrahim Yiğit hakkında soruşturma müsaadesi verilmemesine karar verdi.
Kararda, Mayıs 2024 tarihli eksper raporuna atıf yapılarak, binanın imaline 1994’te başlandığı, 1994 ve 1995 yıllarında yapı ve tadilat ruhsatları düzenlendiği, imal kademesinde donatı detaylandırmasının yetersiz olduğu ve belediye yapı denetim ünitesinin bu eksikliklerde tali sorumluluğunun bulunduğu belirtildi. Fakat 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 28 ve 38’inci hususları uyarınca asıl sorumluluğun fenni mesulde olduğu tabir edildi.
Bu gerekçeyle, hayatta olan üç eski belediye işçisi ile vefat ettiği belirlenen iki eski görevli hakkında soruşturma müsaadesi verilmedi.
“KARAR HUKUKA VE HAKKANİYETE AYKIRIDIR”
Müşteki avukatları, karara itiraz etti. İtiraz dilekçesinde, kararın hukuka ve hakkaniyete ters olduğu belirtilerek, yapının ruhsatlandırılması, kontrolü ile belediyenin gözetim ve kontrol yükümlülüklerinin kâfi ve somut biçimde incelenmeden kamu vazifelileri lehine “koruyucu” bir karar verildiği savunuldu.
Avukatlar, Danıştay’ın yerleşik içtihatlarına göre 4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma müsaadesi verilmemesinin istisnai olması gerektiğini vurgulayarak, kamu görevlilerinin kusur durumu, kusur oranı, illiyet bağı ve sorumluluk derecesinin lakin faal bir ceza soruşturmasıyla ortaya konulabileceğini söz etti. Mevcut olayda soruşturma yürütülmesini gerektirecek önemli, somut ve kuvvetli şüphe bulunduğu kaydedildi.
Dilekçede ayrıca, ön inceleme raporunda dahi yapıdaki ruhsat ve kontrol eksikliklerinin kabul edildiği ve belediyenin tali de olsa sorumluluğunun tespit edildiği hatırlatılarak, buna karşın kamu görevlileri hakkında soruşturma müsaadesi verilmemesinin eşitlik ve hukuksal güvenlik prensiplerine aykırı olduğu belirtildi.



